19 Eylül 2019 Perşembe 21:44:20
» DUYGUSAL ZEKA VE ATATÜRK

DUYGUSAL ZEKA VE ATATÜRK - ÖZDEN İLHAN

Paylas
DUYGUSAL ZEKA VE ATATÜRK
- 28 Ağustos 2019, Çarşamba 09:55:29
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

DUYGUSAL ZEKÂ VE ATATÜRK  

“Lider olmak doğuştan mı, yoksa sonradan mı gelişir?”,  sorusu yıllardır tartışılır.  Günümüzde bu konuyu derinden araştıran psikologlar, sosyologlar, toplum bilimciler  “Lider kimdir?”,  sorusuna hala bir cevap arayışı içindedirler.

 ABD’li Profesör Ludwig ’in “Çağın Kralı: Siyasi Liderliğin Doğası” adlı kitabında, son yüzyıla damgasını vurmuş 377 büyük devlet adamı incelemesi neticesinde sadece bizde değil; tüm dünyada   “Atatürk 'ün, en büyük siyasi lider” olduğunu kabul etmiştir.

Atatürk,  tüm dünyada hala her yönüyle merak ediliyor ve araştırılıyor.  Sanırım daha çok uzun yıllar süresince de, onu anlamaya çalışan bilim adamlarını meşgul edecek gibi duruyor.

Duygusal Zekâ (EQ), duyguları algılama, kontrol etme ve değerlendirme yeteneğini gösterir. Bazı araştırmacılar, Duygusal Zekâ’nın zamanla öğrenilip güçlendirilebileceğini ileri sürerken, bazıları ise bunun doğuştan gelen bir özellik olduğunu savunmaktadırlar. 

“Duygusal Zekâ”, liderlikte çok önemlidir ve deneyimlerle öğrenilip zamanla gelişebilir mi?  Empati, “ duygudaşlık “ yeteneklerini geliştirmeye başladıkları andan itibaren, Liderler çok şeyi başarabilirler mi?

 İngiltere'nin en ünlü psikologlarından Robert Plomin, yeni kitabında insan davranışının büyük kısmının genler tarafından belirlendiğini yazdı. İnsan DNA'sının, fiziksel özelliklerinin yanı sıra insanın karakteri üzerinde etki sahibi olan en önemli 'tekil faktör' olduğunu belirtti.  (How DNA Makes Us Who We Are?) isimli kitabında okulda ve ailesi tarafından gördüğü eğitimin insanların karakterine etkisinin sınırlı olduğunu öne sürdü.

Psikolog ve bilim muhabiri Daniel Goleman , “Duygusal Zeka: Neden IQ’dan daha önemli olabilir?”, adlı kitabında ‘ IQ’su yüksek olduğu halde hayatta başarısız olanların durumundan hareketle, “ Duygusal Zeka kavramını”, kendini harekete geçirebilme, aksiliklere rağmen yoluna devam edebilme, dürtülerini kontrol ederek tatmini erteleyebilme, ruh halini düzenleyebilme, sıkıntıların düşünmeyi engellemesine izin vermeme, kendini başkalarının yerine koyabilme ve umut besleme olarak tanımlamıştır.

Bir liderin çok yönlü düşünebilme yeteneğine sahip olması gerekir.  Eğitimli insan, eğer iş hayatında başarıya ulaşmışsa sadece bu yeterli değildir. Bunun yanı sıra insani özelliklere sahip olmalıdır. Bizler uzun süredir çocuklarımıza “başarı odaklı” eğitim veriyoruz, insan olabilmeyi öğretmiyoruz. Tam tersi, iyi insansa aptal kişilik olarak görerek, kullanma yolunu seçiyoruz. Yani eğitim tek başına yeterli değil, önceliğimiz 'iyi insan' yetiştirmek olmalıdır.

 Duygusal zekası yüksek olanlar,  olumsuz duyguları bastırmasını bilirler ve kendi gücünün, kendi iç dünyasının farkındalıklarıyla sorunları daha iyi algılarlar, duygularını uygun şekilde ifade ederler.  İnsanların hangi duygu içinde olduğunu, nasıl davranış içine girebileceğini, yüz mimiklerinden, el hareketlerinden ve ses tonlarından hissederek, ilerde ortaya çıkacak olumsuz duygulara yenik düşmedikleri gibi, tatsız olayların oluşmasını da önlerler.

Daha açık bir ifadeyle duygusal zekâsı yüksek kişiler, duygulara yönelik sorunları çözmede başarılıdırlar. Güçlü bir duygusal zekâ, bireyin güçlü ilişkiler kurmasına ve kişisel hedeflere ulaşmasına yardımcı olur. 

Kısacası Duygusal zeka(EQ), stresi azaltmak için olumlu şekillerde duyguları yönetmek, etkili iletişim kurabilmek, başkalarıyla empati kurabilmek, zorlukların üstesinden gelebilmek, çatışmayı etkisiz hale getirebilme yeteneğidir.

Peki, Duygusal zekâ neden önemlidir?

 Hayatta başarı ve mutluluğun anahtarı, akademik zekâdan çok duygusal zekâdır. Çok önemli bir insan becerisidir. Duygusal zekâ, iletişim ve duygularla ilgilenme yeteneğidir. Nasıl empati kurduğumuz, diğer insanları nasıl anladığımız, onlarla nasıl geçindiğimiz,  ne kadar başarılı iletişim kurduğunuz açısından önemlidir. 

Jane Adams ; “en büyük insan, kendini en çok sayıda insanın yerine koyabilendir. “der.

Gözlemleme yeteneğimizi geliştirirsek, empati kurma, kariyerimizde bize destek olur. İnsanı insan kılan özellik, empati yeteneğini geliştirmekle oluşur!

Liderlik başkalarının işlerini etkili ve verimli yürütmelerini sağlayan bir roldür. Nezaket, centilmenlik, hoşgörü, anlayış, toplumsal duyarlılık iyi bir lider olmanın en önemli özelliklerinden biridir.

Diktatörlerde  “Duygusal Zeka “ son derecek düşüktür.  Dünya tarihi, acımasız, merhametten yoksun, birçok insanı gözünü kırpmadan, öldüren ve ölüme gönderen liderlerin varlığına şahit olmuştur. 

Düşük EQ'lü insanlar genelde diğer insanların duygularından habersizdirler. Onlardan diğer insanların ne hissettiklerini anlamalarını bekleriz, ama empati yetenekleri gelişmediği için anlamaları mümkün değildir.

Düşük EQ ye sahip insanlar, genellikle duygularını gizlemeyi ve kontrol etmeyi tercih ederler. Olaylar kontrolden çıktığında ise ani duygu patlamaları yaşarlar.  Öfke nöbeti geçirerek bağırmaya, hakaret etme ve sözlü saldırmaya başlamaları kaçınılmazdır. 

İşler ters gittiğinde hemen başkalarını suçlama atağınageçerler. Bunlar genelde kendi hatalarını örtmek için başkalarını suçlar. Etrafında ki insanlardan şüphe duyarlar. Başkalarının yerine kendilerini koyamazlar ve onların ne hissettiklerini anlamazlar, anlamaya çalışmak için çabaları yoktur.  Çoğu zaman da başkalarının ne hissettiğini önemsemezler. 

Duygusal zekâdan yoksun liderlerin kişisel ve sosyal yetkinliklerindeki eksiklik, herkesin performansını ve moralini düşürür, zaman kaybına yol açar, genelde çevresini çıkar gurupları sarar.  Çıkar gurupları birbirleriyle yarışırcasına dalkavukluk yaparak, bağlılıklarını göstermek isterler. Ama bağlılıkları gönülden değil, korkudan ve çıkardan oluşur.

Tarih, güç zehirlenmesi yaşayarak insanlara kan kusturmuş diktatörlerle doludur. Hemen hepsinin hikâyesinde aynı ortak noktalar vardır. Yavaş yavaş yükselme, kontrolü ele alınca önce basını sustururlar. Kendileri, zenginlik, şatafat, lüks içinde yaşarken,  insanları yoksulluğa mahkûm ederler. Kendilerine muhalefet edenleri gözlerini kırpmadan hapishaneye atarlar. Birçoğu da kendinden çok emin, kendini yenilmez sanıp “yeryüzünde tek” görür! Tarihteki onca devrik diktatöre rağmen asla yenilmeyeceği kanısına kapılır. Ortamın tek hâkimi olduğunu düşünür. Kimileri gerçekten de yaptıklarının bedeli ödetilemeden bu hayattan göçüp gitmişlerdir.   Kimileri de suçlarının cezasını çok ağır bedellerle ödemiştir.  Genelde kaybedeceklerini anladıkları zaman, öldürme ve ölmeyi emrederek, binlerce insanı ölüme gönderiler.

Adolf Hitler 1889-1945 yılları arasında dünya tarihine en acımasız diktatör olarak geçmiştir, diyebiliriz. İkinci Dünya Savaşını çıkaran 62 milyon insanın hayatını kaybetmesine neden olan kişidir. Mao Zedong. Çin Komünist Devrim'i lideri, iktidara geldiğinin ilk beş yılında 5 Milyondan fazla insanı idam ederek veya işçi kamplarına göndererek öldürmüştür.

 Tarih de bunlar gibi tüm diktatörlerin hayatını incelediğiniz zaman ne kadar acımasız, duygudan yoksun olduklarını görürsünüz. Bazı liderler, tıpkı Hitler gibi karşılaştıkları sorunları çözmeyi akılcı yöntemlerle değil de saldırganlık, sözel aşağılamayı ve cezalandırmayı daha uygun bir çözüm olarak algılamaktadırlar.

Duygusal Zekâsı yüksek olan liderlerde empati yapabilme duygusu gelişmiştir.  Kaba davranmaz,  saldırmazlar ve kırıcı olmazlar. Öfke nöbeti geçirmezler. Empati kabiliyetleri onları bu tür davranışlardan uzak tutar. Egoları onları değil, onlar egolarını kontrol ederler.

Atatürk, duygusal zekâ sahibi liderliğin bütün özelliklerini taşımaktadır. Türk toplumunda köklü ve güçlü değişimlere imza atarak, Türkiye’yi modern, demokratik bir ülke konumuna getirmiştir. Halkı anlayan, halka kendini anlatabilen, ikna kabiliyeti yüksek, kültürlü, ileriyi görebilen bir liderdi. Ekip çalışmasının önemini kavramış, çevresinde ki insanları dinleyerek karar veren, ikna teknikleri kullanan, alternatif çözümler üreten, güven oluşturan geniş görüşlülüğe sahipti.

Atatürk’ün aklı, vicdanı ve hisleri, devamlı etkileşim içindeydi ve aralarında keskin bir sınır olmadığı görülmektedir.

Atatürk’ün, güçlü ve başarılı lider olmasında bilişsel zekâ yanında Duygusal Zekâya da sahip olmasının önemi çok büyüktür. Yurtiçi ve yurt dışı yayınlarda bilgisel yetkinliğin dışında, duygusal yetkinliğin de önemli olduğu vurgulanmakta, duygusal yetkinliğe sahip lider örneği olarak ta Mustafa Kemal Atatürk verilmektedir.

Atatürk, sezgisi güçlü, duygu ve vicdan boyutu yüksek bir kişilikti.  Yıllardır Atatürk’ün askeri dahası, mantıksal gücü ön plana çıkartılmıştır. Onun empati yeteneği, filozof yönü, hümanist kişiliği, duygu insanı olması, vicdanlı ve dürüst dünyası ön plana çıkartılmamıştır.

Atatürk, mükemmel asker,  mükemmel bir diplomat, iyi bir yönetici ve siyaset bilimcisi olduğu kadar, mükemmel felsefeci, hümanist bir lider olmasının yanında, öngörü yeteneğinin çok gelişmiş olmasıyla beraber çok yüksek derecede “ileriyi görme kapasitesi”  ne sahipti.Atatürk’ün akıl ve mantık, eleştirel düşünme yetenekleri yanında ondan daha da güçlü denebilecek bir sezgi ve duygulara sahip olduğunu gözlemliyoruz. Bir subay ve komutan olarak karşılaştığı sorunları çözerken, karar verici noktada olduğunun bilincindedir. Hatalarını, yanlışlarını göğüslemeyi bir erdem olarak görmüştür. Ekip ruhuna her zaman önem vererek, ekip arkadaşlarının duygularını, ruh halini ve ne istediğini anlayarak, olumsuz düşünceleri olumlu düşüncelere dönüştürerek,  moral vererek motive ederek birçok başarıya imza atmıştır. İnsanlara yön vermeyi bildiği gibi, tüm kapasitesini ve yeteneklerini ortaya koyarak yol göstermiştir.

 


E-Posta ile gönderilen veya direk Web sitesine yayınlanması için gönderilen yazıların fotoğraf gibi tüm demokratik protesto, bilgi, haber, yorum ve sosyal/siyasal içerikli paylaşımlar TC Anayasasının;
MADDE 25: "Düşünce ve Kanaat Hürriyeti";
MADDE 26: "Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti"
kapsamında Web sitemizde yapılmıştır.
Kişisel veya kurumsal Demokratik düşünce ve kanaatlerimiz engellenmesi ve/veya şiddet/baskı altına alınması, bu nedenle
"Yazar olan biz Hakkımızdaki veya kullanıcıların kullandıkları web sitesindeki yayınlanan haberler dolayısı ile olası her türlü anti-demokratik yasal girişimi",
TC Anayasası, AİHM ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kapsamında, her türlü yasal haklarımız saklı kalmak üzere, peşinen reddederiz…

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Güvenlik Kodu: Guvenlik
Yorum
Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Rogg&Nok Haber- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Rogg&Nok Haber Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin roggnok@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir