23 Haziran 2018 Cumartesi 03:10:50
» (2) ATATÜRK: "Ben Sporcunun Zeki Çevik ve Ahlaklısını Severim" Demişti....

(2) ATATÜRK: "Ben Sporcunun Zeki Çevik ve Ahlaklısını Severim" Demişti....

Bu gün bir şehidimiz daha var... Tankçı Uzman Çavuş Taner KART şehit... Bu şehit kimin için şehit olmuştur? Günümüzün sporcusu konuşmuştu: "Ülkemiz ve askerlerimiz şu an bir mücadele veriyor, can veriyor. Bu durumda eğlence yapamayız. Savaş varken düğün olmaz. Zamanı gelince her şey olur"... Ve de Bu sporcunun düğünü nasıl oldu?
Paylas
http://www.bagimsizozgurmedya.com
(2) ATATÜRK:
http://www.bagimsizozgurmedya.com/turkhaber.html
Spor - 13 Mart 2018, Salı 09:41:55
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

...

Saygın okurlarımız,

 

Atatürk çoğu şeyi önceden görmüş ve uyarmıştı...

 

Gençlere çok güveniyordu..

  

Bu nutukta da belirtmişti...

 

Önceden olacakları uyarmıştı...

 

Buda ön görü demekti...

 

Halkını nasıl bir tehlikenin beklediğini önceden uyarmıştı…

 

Çünkü bu halkı çok iyi tanıyor ve nasıl bir tuzağa düşürüleceğini biliyordu…

 

Ama umudu yeni yetişen neslin ilim ve ifan ile bu konuyu da yeneceğini biliyordu…

 

İşte bunu bilen birde dış güçler önce milli eğitimi bozmaya uğraştılar ve yıllar içinde kolay yoldan zengi olmanı yollarını gençlere aşıladılar.

 

Eğitim olmadan sporcu olmak bunları başında ise futbolcu olmak geliyordu...

 

Kendileri; dış ülkelerde Üniversite ve lise çağlarında derslerinde başarılı olan gençler burs alırken Türkiye’de bu işin okumadan  yapılacağını aşıladılar…

 

Ve de bu yönden genetik yapıları değiştirmek son derece önemli bir faktör olarak projelere yapılacak dış müdahalelere açık olması bu projeye karşı olmaması ve yalan bir hayatı öğretmek için bu oluşum devreye sokulmuştu…

 

Çünkü ilerde siyaset içinde Sporun olması ve taraftarın yönünden siyaset yapan kişilerin ön plana çıkarılması için bu projenin alt yapısının zaman içinde oluşmasına sebep oldu… 

 

Ve de 29 Haziran 1938 tarihinde kabul edilen 3530 sayılı kanunla Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü kuruldu…

 

1969 yılında düzenlenen Genel Seçimlerin ardından ilk kez Spor Bakanlığı adıyla kurulan Bakanlığın başına 3 Kasım 1969 tarihinde İsmet Sezgin getirilmiştir.

 

1938 den 1969’a kadar fazla siyasi ortam olmayan bu kurum zaman içinde yukarıda belirtiğimiz projeler kapsamında siyasallaşmaya başladı.

 

Fakat 1060 müdahalesinden 9 yıl sonra kurulması dikkat çekici bir olgu idi ama 1960 Anayasası askeri darbe olmasına rağmen şimdiye bakarak kuvvetli bir Anayasa olduğunu artık kabul edilen bir geçektir…

 

Bu gerçeklik ışığında yukarıda Belirttiğimiz yapılacak yıkım projeleri ve daha sonra oluşacak projeler biraz sekte bu Anayasa  vuruluyordu…

 

1972 yılında  Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak yine adı değiştirildi. Bu arada Kıbrıs barış harekâtı oldu…

 

Diğer yandan Kıbrıs barış harekâtında ülke bir bütün olarak davranması proje yapanların güncel projelerle bu olguları düzenlemesi gerekiyordu.

 

1969 – 1980 arası terör faaliyetleri dış güçler tarafından organize edilerek aynı menşeli silahlar geçlerin eline verilerek birbirlerini öldürme projeleri gündeme getirildi.

 

Ve en kolayı dinin ön plana alarak oluşturacakları bir projeyi gündem sokmak olmalıydı günümüzde FETÖ değimiz olgu öncenden hazırlana bir proje olduğu için bu yönden daha geliştirile bilinirdi…

 

Bunu yanında din sömürüsü altıda bir oluşuma el altından destek sağlanması gerekirdi.

 

En kolay yolu Necmettin Erbakan oluşumdaki kişilerden seçilecek olgunun yeni bir proje olarak ortaya çıkmasını sağlamaktı…

 

 

Bu Necmettin Erbakan oluşumuna bu şimdi tanıdığınız  ama bizi yıllar önceden söylediğimiz FETÖ yapılanmasını sokmak çok kolay bir işlevdi.

 

Buda yapıldı.

 

Sıra bu projenin güncel hayata geçmesine kalmıştı…

 

1980 darbesi bu projenin başlangıcı olarak görülüyordu…

 

Turgut Özal bu oluşumu baş aktörü olarak seçildi...

 

Sonra kendisi yok edilip yerine daha dini ön plana alçak kişi olarak Recep Tayyip Erdoğan hazırlanıyordu…

 

Buda Necmettin Erbakan ekolünden olması ve hasta olması çok öemli fakat bu aşamada Abdullah Gül gibi isimler öncü olarak siyaset ortamına atılması sağlanmalı idi…

 

1983 Türkiye genel seçimlerinin ardından ise bu siyasallaştırılacak kurumun adı Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Bakanlığı olarak değiştirildi…

 

Bu projeler yapılırken Konumuzdan ayrılmadan devam edecek olursak yaklaşık darbeden dokuz sene sonra ve adı değiştirildikten 6 yıl sonra yine siyasallaşması istene sporun devlet kurumundaki adı;  1 Nisan 1989'dan itibaren Gençlik ve Spordan Sorumlu Devlet Bakanlığı ve Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü olarak faaliyetine devam etme kararı alındı…

 

Ve dönem içinde siyasal olarak oluşmaya başladı.

 

Her partini yandaşları diğer bakanlıklarda olduğu gibi bu bakanlık bünyesinde oluşmaya başladı…

 

Torpil, adam kayırma rüşvet gibi olgular burada daha fazlaca görülmeye başladı…

 

Fakat alan memnun satan memnun politikası içinde Turgut Özal’ın değimi ile “Memurum işini bilir” politikası yüzyılın başlarında tavan yaparak din sömürücü düzenin başlangıcı olmuştu…

 

Bunu yanında Milli eğitim yavaş yavaş bozuluyordu.

 

Türban davası gündeme getirilerek siyasi getirim kazanılıyor ve şimdiki düzen hazırlanıyordu.

 

Bizler değişik kanallardan bu olguya sürekli dikkat çekmemize rağmen bizleri şimdiki FETÖ olarak bitiğiniz kesim dinsiz imasız olarak itham ediyordu.

 

Bir yanda da devletin en can alıcı noktaların sızıyor ve dış ülkelerden alıncak emirleri değişik ortamlarda bekliyorlardı…

 

İşte Spor camiası buna benzer olgularla sızılmaya çalışıldığını o zamanlardan bu zamanlara söyleyen yine Rogg & Nok araştırma yaparak gazeteci ve yazları olmuştu…

 

Bu adan sonra yıkım projeler daha kapsamlı ilerlemesi sağladı…

 

Yüzyılın başlarında bu yıkım projesi gündeme geldi Amerika İngiltere’den devraldığı FETÖ oluşumu kapsamında bir parti kurdu.

 

Ve başına önce İngiltere’nin öndeliğinde Abdullah Gül getirildi bu arada hazırlana Recep Tayyip Erdoğan birkaç senaryo yapılarak daha sonra partinin başına getirildi…

 

Bu dönemde bu arda Cumhurbaşkanlığı seçimler olacaktı Recep Tayyip Erdoğan’ın ismi özelikle verildi halkın nabzı tutuldu.

 

Yine bu asamda anlaşıldı ki bir yedek tekere ihtiyaç vardı....

 

Buna en yakı kişi ise Devlet adı ile oluşmuş kişi; Devler Bahçeli olması kararlaştırıldı… Bu kişilik teres yüz politikalar yaparak görünüşte muhalefet yapacaktı ama asıl görevi kurulmuş yapıya zorda kalınca destek vermek olacaktı ve ilk olarak bu hazırlanan yapı cumhurbaşkanlığında devreye girdi.

 

İlerleyen zaman dilimine Recep Tayyip Erdoğan’ın altıda çalışacağı için gizli proje olarak bu yapı desteklendi.

 

Zaten açıktan terör örgütünü destekleyen bir parti de kurulmuştu bunu ile birlikte ters yüz politikalar yaparak halkı kandırabilirlerdi...

 

İşte projenin ana damarı bu idi “böl, parçala, yok et” muhalefet yapıyoruz diye asıl görevi halkı bu yönde kandırmakta mümkün olacağı projeler içinde değerlendirilip gülük hayata geçirildi…    

 

Fakat henüz halk kıvamına gelmediği için ve tepkiler üzerine Abdullah Gül Cumhurbaşkanı olarak atandı…

 

Bu atamaya yardım eden yedek tekerler oldu…

 

Ve bu dönemde olgular olgulaşırken Çankaya'da orada olanın görevi aslıda baş noterlik yapma talimatı İngiltere ve sonrasında Amerika tarafından empoze edildi. Ve de bu emre Abdullah Gül büyük bir bağlılıkla boyun eğdi…

 

 

Bu dönemde ve daha sonra yedek teker olacak partiye ters yüz politikaları üretmesi emri ve talimatı verildi…

 

Ve bu parti sayesinde ilerle Recep Tayyip Erdoğan’ın diktatör olarak Cumhurbaşkanı olması sağlanacaktı bu yönden bu partiye de el altıdan destek verilmeye başladı…

 

Bunlar olur iken zaman ilerliyordu eğitim politikaları değişiyor bunu yanında FETÖ örgütün yer altın çekilmesi gerekli idi...

Bunu için değişik senaryolar 2010 yılından itibaren yavaş yavaş yapılmaya başladı önce 17 Mayıs 2006 Ergenekon davası bu sızıntılar sayesinde başlatıldı…

 

 

Ta ki 3 Ağustos 2009 Danıştay Saldırısı davası ile Ergenekon davası resmen birleştirildi. Yani dört senede Türkiye’nin içine sızma işlevleri tamamlandı…

 

2011 yılında ise Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanlığı adı ile yeniden bu kuma ad verildi çünkü göstermelik olarak başına Türkiye Cumhuriyeti getirildi...

 

Ama zaman içşinde T.C ibaresi bu dönemden sonra diğer kurumlarda kaldırmaya başladı…

 

Gezi Parkı Olayları olarak Cumhuriyet tarihine kazınan, 27 Mayıs 2013 tarihinde başlayan ve iki ay süren direniş bu arada gündeme düştü.... Gezi Parkı Olayları olarak Cumhuriyet tarihine kazınan, 27 Mayıs 2013 tarihinde başlayan ve iki ay süren direniş esnasında  başta Recep Tayyip Erdoğan ve ekibi vardı ve direnen geçlerin ölüm emirlerini kendisinin verdiğini defalarca açıkladı…

 

5 Ağustos 2103 tarihinde  yaklaşık 8 sene zarfında Türkiye her bakımdan tüm içi ve dış istihbaratları diyer ülkelerin eline geçdi bu bir sızdırma operasyonu idi.... Yine başta Recep Tayyip Erdoğan ve ekibi vardı…

 

17 Aralık soruşturması veya 2013 Türkiye Rüşvet Skandalı, Eylül 2012 ve Şubat 2013'teki bir dizi ihbarla başlamıştı, başta Recep Tayyip Erdoğan ve ekibi vardı ama bu satranç oyunu bezer  bir oyunu parçası olarak oluşuma dâhil edilmişti…

19 Ocak 2014'te Suriye'ye giden 3 TIR, Hatay'da savcılık emriyle yapılan bir jandarma-polis operasyonuyla durduruldu. Tabii ki başta Yine Recep Tayyip Erdoğan ve ekibi vardı fotoğraflar ilk yayın Aydınlık gazetesinde çıktı ama gazete hakkında hiçbir şey yapılmadı… Bundan alıntı yapan daha sonra bu haberin üzerine giden tüm tanınmış Türk yazar ve gazeteciler tutuklandı…

 

Recep Tayyip Erdoğan 28 Ağustos 2014’te sahte tutmayacağı bir yemin ederek Türkiye’nin on ikinci cumhurbaşkanı olarak göreve başladı…  Bu oluşu olası için yardım eden yine yedek tekerler oldu...

 

Bu seçim ve diğer seçimler gibi hakkı ile yapılmadığını gören halk homurdanmaya başlayınca ve 2105 Haziran seçimleri ve sonrasında da yapılan yedek tekerin ve devletin yaptığı hileleri görünce konuşmaya başlayan halkı bir şekilde gözünü boyayarak susturmak gerekti…  

 

Bunun için artık Diktatör olan  Recep Tayyip Erdoğan  geri adım atmazdı ama koltuğunu nasıl sağlamlaştıracaktı.?

 

Buda şöyle oldu; yukarıda verilen tarihler içinde göstermelik olarak FETÖ örgütün zaman içinde göstermelik savaş açtığı nasıl olsa lanse edilmişti. İşte  bu olgudan yararlanma vakti gelmişti…

 

15 Temmuz 2016 Cuma günü saat 21.21'de emir verilen toplama askerler takribi olarak 22:00’da başlayan ortak plan ve projeler çerçevesinde FETÖ'nün darbe girişimi olarak lanse edile olgu oluşturldu…

 

Ardından sivil darbe olgusu içinde  Olağanüstü hal kapsamında bazı tedbirler alınması; Anayasanın 121 inci maddesi ile 25/10/1983 tarihli ve 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanununun 4 üncü maddesine göre, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu’nca 22/7/2016 tarihinde kararlaştırılmıştır. 23/07/2016 cumartesi 8 gün sonra sivil darbe uygulaması başladı…

 

Hamle üzerin hamleder yapılıyordu, 

 

Şimdi bekleme zamanı gelmişti…

 

 

Yalnız darbenin yürümesi için Anayasayı bu ortamda değiştirme şarttı…

 

Ortaklar gizli oturm yaparak karar almak için oturdular. Bu olgu için gizli kaplar ardında yapılan gizli anlaşmalar sonucu yine yedek tekerlerin yardımı ile büyük bir oyun tezgahlandı...

 

Herkes bu oyunu fakında idi ama kimse karşı durmadı OHAL vardı…

 

16 Nisan 2017 tarihinde yapılan göstermelik referandumda Anayasa değişikliği oylandı…

 

Sivil darbenin anayasasında olmuştu…

 

Bir kör düğüm içinde bu düğünden çıkarılan sonuç bu mu diyeceksiniz?

 

Evet,

 

Bu bazı şeyler geriye bakarak çözüme ulaşır…

 

İşte bizlerde beyi sporcularıyız…

 

Savaş devam ediyor.

 

Ve bunu yanında düğün derneklerde öyle devam ediyor. Tayyipistanda İlk verilen haberde biri Arda TURAN oluyor…  

 

İşte size ufak bir günlük; artık  sizler hangi fikir ortamında düşünür ve bu haberi beninizin nerenize koyarsanız koyunuz…

 

 

Ama düşünün...

 

Karar sizin…

Atatürk bu kadarını ön görmüş fakat oluşumun içinde oluşacak olguları fark ederek  "Ben Sporcunun Zeki Çevik ve Ahlaklısını Severim" Demişti....

Zeki olması; olayları daha önceden fark etmesini söylüyordu bu hem yaptığı spor dalında hem de özel hayıtında oluşacak olgularda zeki olmazını istedi.

Çevik olması; yaptığı spor dalında olaylara bakış açısı ile çabuk karar vermesini ve özel hayatında da olaylara bakış açısını geniş olmasını ve kararları yaptığı spor dalında olduğu gibi vermesini istedi…

Ahlaklı demekle de; sporda hile yapmamasını ve bunduğu yede ahlaklı spor yapmasını. Bunu yanında kendi için değil sporcu arkadaşları için örnek olmasını istedi. Özel hayatın da ise topluma örnek bir vatandaş olmasını ve çıkarı için bile olsa yalan söylememesini ve sözün arkasında durmasını isterdi…

 

Şimdiki çağda bunların bir o güvendiği gençliğin böyle olduğunu görse ve sporcu olan kişileri görse idi her halde bu ülkeyi daha başka tanımlardı….

Sabah bir yayın organında şu manşetle işte şimdiki oluşumdaki genç sporcunu günah çıkaran haberi verildi. Manşeti şu idi; “ Nikahın detayları ortaya çıktı! Neden müzik çalınmadı? “ Haber başlığı altında; Recep Tayyip Erdoğan'ın üstlendiği Arda Turan ve Aslıhan Doğan'ın nikahının detayları ortaya çıktı özeti ile bu aşağıda belirteceğimiz haber verildi…

 

Biz bu bu  düğünü bu olgu duyunca ilk tepkimiz şu olmuşdu ve şu manşet ile haber vermiştik “ Kalmadı ama bir zamanlar ATATÜRK demişti ki: Ben Sporcunun Zeki Çevik ve Ahlaklısını Severim....” haber özetinde ise “Kalmadı ama bir zamanlar ATATÜRK demişti ki: "Ben Sporcunun Zeki Çevik ve Ahlaklısını Severim." Demişti... Bir yandan bu sporcuya güvenirseniz kimse son iki günde şehit olmamış ve ZEYTİN DALI HAREKÂTI ve savaş bitmiş...  8 Mart tarihinde gazetecilere bu sporcu "Ülkemiz ve askerlerimiz şu an bir mücadele veriyor, can veriyor. Bu durumda eğlence yapamayız. Savaş varken düğün olmaz. Zamanı gelince her şey olur" cevabını vermişti." İşte bu haberde Tayyipistan’daki ahlak namus ve şerefi gözler önüne seriyoruz, geniş açıdan bakanlar boş bakmaz ise ne amaçla bu haberi verdiğimizi anlarlar umarız. “Bir kişini bildiği sır iki kişinin bildiği medyadır”…” evet bizim ilk tepkimiz bu şekilde olmuştu…

 

Bu sabah erken saatlerde hürriyet.com.tr de aşağıdaki haber verildi, artık biz yorum yapmıyoruz atık bu habere siz yorumyapın istiyouz...

 

Nikah şahitliğini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın üstlendiği Arda Turan'ın nikahının Afrin'e yönelik Zeytin Dalı Harekatı dolayısıyla 'sade' gerçekleştirildiği ifade edildi.  Sabah'tan Sinan Özedincik'in haberine göre, akşam saatlerindeki nikah törenine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan, sivil plakalı bir araçla geldi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal'ın kıydığı nikahta Cumhurbaşkanı Erdoğan, Arda Turan'ın nikah şahidi oldu.

 

Nikah törenine başta Arda Turan'ın kardeşi Okan Turan ve çok yakın akrabaları olmak üzere; Başakşehir Kulüp Başkanı Göksel Gümüşdağ, Abdullah Avcı, Emre Belözoğlu, Sarıhan Gusto'nun sahibi Cemal Sarıhan katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beykoz Çubuklu'daki Vadi Konakları'nda yapılan törende, 21.00-23.00 saatleri arasında bulundu. Nikah kıyılmadan önce çaylar içildi. Konuklara su böreği ve zeytinyağlılardan oluşan bir mönü ikram edildi.

 

"HERKESE ÇOK TEŞEKKÜR EDERİZ"

Zeytin Dalı Operasyonu nedeniyle özellikle çok sade olmasına dikkat edilen nikah töreninde müzik çalınmadı, düğün pastası kesilmedi. Doğan'a, nikah kıyılırken, yakın arkadaşı Mina Başaran'ın hayatını uçak kazasında kaybettiği söylenmedi. Nikah sonrasında Instagram hesabından bir fotoğraf paylaşan Arda Turan, "Bizim için dua eden ve tebrik eden herkese çok teşekkür ederiz" dedi.

 

SOYADINI DEĞİŞTİRDİ

 

Aslıhan Doğan yeni bir Instagram hesabı açıp adına 'Aslıhan Doğan Turan' yazdı. Aslıhan'ın bu kadar hızlı bir şekilde soyadında değişiklik yapması takipçilerini şaşırttı.

 

DÜĞÜN TARİHİ BELLİ DEĞİL

 

Afrin harekatında şehit düşen askerlerimize çok üzüldüğünü belirterek "Savaş varken düğün olmaz" diyen Arda Turan ve eşi Aslıhan Doğan'ın düğün tarihi belli değil. Çiftin henüz netleşmemiş bir tarihte bir eğlence veya düğün yapmak istedikleri iddia ediliyor.

 

ERDOĞAN ÇİFTİ BİLEZİK TAKTI

 

Nikah kıyıldıktan sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, geline bilezik taktı. Arda Turan'ın, dizi oyuncusu kardeşi Okan Turan, törene sevgilisi Katre Yırtıcı ile birlikte katıldı

 


Rogg & Nok Haber Servisi:
E-Posta ile gönderilen veya direk Web sitesine yayınlanması için gönderilen yazıların fotoğraf gibi tüm demokratik protesto, bilgi, haber, yorum ve sosyal/siyasal içerikli paylaşımlar TC Anayasasının;
MADDE 25: "Düşünce ve Kanaat Hürriyeti";
MADDE 26: "Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti"
kapsamında Web sitemizde yapılmıştır.
Kişisel veya kurumsal Demokratik düşünce ve kanaatlerimiz engellenmesi ve/veya şiddet/baskı altına alınması, bu nedenle
"Yazar olan biz Hakkımızdaki veya kullanıcıların kullandıkları web sitesindeki yayınlanan haberler dolayısı ile olası her türlü anti-demokratik yasal girişimi",
TC Anayasası, AİHM ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kapsamında, her türlü yasal haklarımız saklı kalmak üzere, peşinen reddederiz…

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Güvenlik Kodu: Guvenlik
Yorum
Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Rogg&Nok Haber- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Rogg&Nok Haber Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin roggnok@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir