21 Şubat 2019 Perşembe 01:38:06
» Ayhan Özer: ZEYTİNYAĞI VE PROPAGANDA

Ayhan Özer: ZEYTİNYAĞI VE PROPAGANDA

Bugün aynı yanlış politika, bilgisizlik, acemilik daha da artmış vaziyette devam ediyor. Ama bugün artık Ordu yok, gençlik bilinçsiz, dinci ve kinci, Basın susturulmuş, Yargı bir şahsın iki dudağı arasında... Durum artık dönüşü olmayan bir mecraya döküldü. Alarm çanları çalmaya başladı bile...Ama kulak veren yok.
Paylas
http://www.bagimsizozgurmedya.com
Ayhan Özer: ZEYTİNYAĞI  VE  PROPAGANDA
http://www.bagimsizozgurmedya.com/turkhaber.html
Sizden Gelenler - 30 Mart 2019, Cumartesi 01:13:57
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 

                                                                          

Bu  yazıda,  Türkiyenin savaş gücüne yönelik olmayan,  ama konuya  sinsice yaklaşarak ülkenin ekonomisine zarar veren,  1950’ li yıllarda Amerika nın  uyguladığı  bir propaganda yönteminden bahsedeceğim.  Yanlız şunu da belirteyim ki,  bugün Türkiyenin başına gelen her  kötülüğün sebebini  Amerikaya bağlayan yanlış bir inanış var . Bu çok zararlı bir düşünce.  Insanlar daima kabahati başkalarına yüklemenin  rehavetiyle  avunuyorlar. Halbuki  Türkiyenin başına  gelen her kötülüğün sebebi  kendi  bilinçsizliği ve çağın gerisinde kalmasıdır. 

 

İkinci Dünya savaşından  Amerika ve müttefikler (İngiltere, Rusya ve Fransa)  galip çıktılar. Fakat Batı medeniyetinin beşiği  Avrupada pek çok millet savaştan büyük zarar gördü. Amerika harbe  iki yıl sonra (1941) katıldı, ve kendi toprakları üzerinde hiç bir savaş olmadı; bu yüzden yıkım ve tahribata uğramadı.  Savaştan sonra, 11 Eylül 1947 tarihinde  Amerikan Kongresi  o  zamanki  Dış İşleri Bakanı Marshall’ ın adı altında geniş kapsamlı bir ekonomik yardım planı onayladı. Harpten doğrudan veya dolaylı olarak zarar görmüş 16 ülkenin kalkınmalarına yardım  amacıyla hazırlanan bu plana Türkiye ve Yunanistan da dahildi.

 

Ege ve Anadolunun çeşitli yörelerinde yetişen zeytinlerden elde edilen zeytinyağı  Türk ekonomisinin temel  kaynaklarından  biridir. Zeytin ağacı zor yetişen bir ağaç olup meyve vermesi  yıllar alır. Sağlığa faydalı bitkisel bir yağ olması sebebiyle zeytinyağı tüketimi dünyada  hızla artmaktadır.

 

Amerika, eskiden beri dünyanın en fazla mısır üreten ülkesidir. Ancak, üretim tüketimden fazla olduğundan hızla  büyüyen ihtiyaç  fazlasına bir kullanım alanı bulmak  gerekmekte idi.  Buna,  hem faydalı hem de pratik bir çare bulundu. Mısırın yağını çıkarmak ve onu Mısırözü yağı adı altında dış ülkelere ihraç  edip dünya  mutfaklarında kullanılmasını sağlamak.  Marshall  yardımından faydalanan ulusların Amerikadan mısırözü yağı satın almaları şart koşuldu.  Bu plan Türkiyede başarı ile uygulandı. Türkiyede bir margarin fabrikası kuruldu, ve VITA ve SANA  adları verilen margarinleri  imal etmeye başladı.  Yüzbinlerce zeytin ağacı kesildi. Sonra da, “zeytinyağı yanınca kanser yapıyor” gibi asılsız  şayialar çıkarıldı. Halbuki,  zeytinyağı  Dumanlaşma derecesi  en yüksek (en zor yanan) sıvı yağlardan biridir.  Bununla da kalınmadı, zeytinyağını  halkın gözünden iyice düşürmek için bu kampanyaya yeni bir boyut eklendi:  Onu  şarkı  ve türkülerle de yaymak.  Devrin önde gelen halk türküleri derleyicisi, bestekârı  ve yöneticisi  Muzaffer Sarısözen’ e bir türkü ısmarlandı, ve Bursa yöresine ait şu türkü 2 Kasım 1954 tarihinde piyasaya sürüldü:

 

Zeytinyağlı  yiyemem aman,

 

Basma  da fistan giyemem aman.  

 

İnanılmaz bir gafletle bu türkü Türkiye devlet radyolarında  devamlı çalınıp söylenmeye başlandı. Böylece haysiyetli Türkiye Cumhuriyeti  kendi aleyhine yürütülen bir propagandanın farkında bile olmadan  bilinçsiz destekleyicisi  durumuna düşürüldü.  Zeytinyağının zararlı bir besin maddesi olduğu halkın bilinç altına işlendi, ve böylece halk zeytinyağından soğutularak margarine alıştırıldı. Zeytınyağını  tamamen  ortadan kaldırmak için Amerika  Türkiyenin elindeki  tüm zeytinyağlarını  Amerikan doları ödeyerek satın almayı  teklif etti . Böylece Türkiyenin döviz rezervi  yükselecekti.  Bu alış-verişi  daha da cazip hâle getirmek için Türkiyenin  Amerikadan satın alacağı mısırözü yağının bedelinin Türk Lirası ile ödenmesine razı oldu.  Bu da Türkiyenin döviz harcamadan  mal alması demekti.   Böyle bir  dayatma,  ancak sömürge ülkelere uygulanacak bir Gıda Emperyalizmidir.  O yıllarda naylon da moda olmuştu.  Hanımlar, yerli fabrikalarda dokunan basma, pazen, patiska...ne varsa hepsinden  yüz çevirdiler,  ve naylonla tanıştılar. Böylece, Amerika Türkiyede bir taşla iki kuş vurmuş oldu.

 

Devir,  Demokrat Parti devriydi.  Ülkenin yönetiminin tamamen Amerikanın eline teslim edildiği devir. Dış politika, iç politika, ekonomik politika tamamen Amerikanın yönetiminde ve onun çıkarlarına göre ayarlanmıştı. Ülke büyük bir çalkantı içinde, halk yönünü şaşırmış durumda, arkasından gideceği güvenilir bir lider yok.  Değer yargıları günden güne yozlaşıyor, hayat  seviyesi  hızla düşüyor,  toplumda genel  bir köylüleşme var.  Arapça ezan, çarşaf, baş örtüsü, takunye, takke ve tesbih meydanı  boş buldular ve hızla yayılmaya başladılar.  Aydın sayılabilecek  zümre ise bilinçsiz ve ilgisiz. Ülkeye sahip çıkan yok.  Ülkeyi  yönetenler  (Demokrat Parti, Adnan Menderes, Celal Bayar) hiç bir formasyonu olmayan, sağduyudan mahrum,  “vatan” konseptinin  manevi  boyutlarından bihaber  toprak ağaları idi!  Seçimle ve kahir bir ekseriyetle gelen bu güruh ülkeyi  akıl almaz  bir kanunsuzluk,  keyfi  idare  ve  keşmekeş içine sokarak  27 Mayıs 1960 tarihinde Cumhuriyet devrinin ilk askeri darbesine yol açtı. 

 

Bugün aynı yanlış politika, bilgisizlik, acemilik daha da artmış vaziyette devam ediyor.  Ama bugün artık Ordu yok, gençlik bilinçsiz, dinci ve kinci, Basın susturulmuş, Yargı bir şahsın iki dudağı arasında... Durum  artık dönüşü olmayan bir mecraya döküldü.  Alarm çanları çalmaya başladı bile...Ama kulak veren yok.    

 


Rogg & Nok Haber Servisi:- Rogg & Nok Bağımsı Özgür Fikir, Düşünce yazar Grubu

E-Posta ile gönderilen veya direk Web sitesine yayınlanması için gönderilen yazıların fotoğraf gibi tüm demokratik protesto, bilgi, haber, yorum ve sosyal/siyasal içerikli paylaşımlar TC Anayasasının;
MADDE 25: "Düşünce ve Kanaat Hürriyeti";
MADDE 26: "Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti"
kapsamında Web sitemizde yapılmıştır.
Kişisel veya kurumsal Demokratik düşünce ve kanaatlerimiz engellenmesi ve/veya şiddet/baskı altına alınması, bu nedenle
"Yazar olan biz Hakkımızdaki veya kullanıcıların kullandıkları web sitesindeki yayınlanan haberler dolayısı ile olası her türlü anti-demokratik yasal girişimi",
TC Anayasası, AİHM ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kapsamında, her türlü yasal haklarımız saklı kalmak üzere, peşinen reddederiz…

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Güvenlik Kodu: Guvenlik
Yorum
Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Rogg&Nok Haber- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Rogg&Nok Haber Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin roggnok@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir