23 Ocak 2018 Salı 03:15:52
» Erdal Akalın : Yeni Yıla Girerken Bir Küçük Reçete!..

Erdal Akalın : Yeni Yıla Girerken Bir Küçük Reçete!..

...
Paylas
http://www.bagimsizozgurmedya.com
Erdal Akalın : Yeni Yıla Girerken Bir Küçük Reçete!..
http://halkgonulluleri.com/halk-tv-seti.asp
Yaşam - 24 Aralık 2017, Pazar 00:07:36
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

...

Oldum olası insanlara mucizevi reçeteler sunan kitapları ve önerileri sevmem.   Örneğin; bir dönemlerin ünlü yazarı Dale Carnegie’nin “Nasıl Zengin Olunur” mealindeki kitaplarına bir avuç para vererek alanların ve bir solukta okuyanların arasında milyoner olanını hiç duymamışımdır!

 

Buna karşın bazı küçük bilgi kırıntıları içeren deneyim kokulu önerilere dikkati çekmemizin zararı olduğunu da sanmıyorum.   Bunlar bizleri zengin etmeseler bile en azından az daha erdemli olmamızı kamçılarlar diye düşünürüm.

 

Bu günün yazısında size düşünürlerin imbiğinden süzülmüş iki küçük öneri aktarmak istiyorum.   Her ikisini de internet denen gayya kuyusu sayesinde okumuştum.   Siz okurlarımla paylaşmakta bir sakınca olmadığını düşünerek ve kısmen kişisel duygularımı ve anlatım tarzımı ekleyerek sunuyorum.

 

Siyah Nokta!

 

Bahse konu olan önerinin sahibi olan profesör derse girmiş ve öğrencilerine bugün sizlerle bir test yapacağım demiş.   Sınav denince hepimiz anımsarız, öğrenci tayfasının yüreği sızlar, heyecan basar tüm sınıfı.   O dershanede de tabii ki öyle olmuş!

 

Profesör, beraberinde getirdiği kâğıtları öğrencilerine bizzat dağıtmış.   Sonra sınıfa yönelerek konuşmuş;

 

“Şimdi test kâğıtlarını ters çevirin ve arkasındaki soruyu yanıtlayın.”

 

Öğrenciler sınav için dağıtılan kâğıtlarını çevirmişler.  Tertemiz beyaz sayfanın ortasında küçük bir siyah noktadan başka bir şey yokmuş, soru anlamında.   Şaşkınlıklarını izleyen hocaları tekrar konuşmuş;

 

“O sayfada ne görüyorsanız onun hakkında yazmanızı istiyorum!”

 

Öğrenciler kaleme sarılmış ve bir şeyler yazmaya başlamışlar.  Süre bitince profesör sınav kâğıtlarını alarak kürsüsüne yönelmiş ve tüm yanıtları teker teker seslice okumaya başlamış.

 

Sonra konuşmaya başlamış hocaları öğrencilerine yönelerek, bakalım ne söylemiş;

 

“Bu sınavın sonucunu bir not olarak planlamadım.  Sadece sizleri biraz düşünmeye davet etmek istedim. 

 

Gördüğüm kadarı ile hepiniz beyaz kâğıdın ortasındaki küçük siyah noktaya odaklanmışsınız.  Hiç biriniz tertemiz görünümlü beyaz kâğıda dikkat etmemiş.  Sizleri kınamıyorum, çünkü yaşamımızda böyle davranıyoruz. 

 

Hayatımızın tertemiz beyaz kâğıt gibi olduğuna aldırmadan, arada ki tek tük küçük siyah noktalara takılıyoruz.  Hem de yaşamımızdaki temiz beyazlığı umursamadan.

 

Belli ki, dikkatimizi ve enerjimizi minik siyah noktalara harcıyoruz.  Olabilir; bunlar belki ufak tefek hayal kırıklıkları veya küçük hatalardır.  Veya önemsiz sağlık sorunlarını abartmak, gereksinimiz ötesi paraya sahip olabilmek hırsımız veyahut düşlediğimiz lüks bir yaşama özlem olabilir.  Ama bu küçük siyah noktaların dışında da yaşamımız da kocaman ve temiz bir beyaz sayfa da vardır. 

 

Değişen ve hatta gelişen yaşam dünyamızda nedense küçük siyah noktalara takılıyor ve zihnimizin kirlenmesine olanak veriyoruz.  Tavsiyem odur ki, güzel temiz beyaz günlerinizi küçük siyah noktalarla meşgul etmeyin.  Yaşamımızdaki tertemiz beyazlıklara odaklanarak mutlu olmaya çalışın!”

 

Stresle Gelişmek ve Büyümek!

 

Yaşlı ve ünlü bir düşünür anlatıyor; “ bir gün sağlık sorunum nedeni ile bir diş hekiminin muayenehanesine gitmiştim.   Salonda sıramı beklerken, önümdeki sehpanın üzerindeki dergilere göz atmaya başladım.   Bir sayfada ilginç bir makale vardı; ‘Istakozlar nasıl büyür ve gelişirler!’.   Dikkatimi çekti okumaya başladım.

 

Normal koşullarda yumuşak beden yapısına sahip olan ıstakozlar, kendilerini saldırganlardan korumak için etraflarında sert bir doku oluştururlarmış.   Ancak bedenleri gelişerek büyüdükçe, bu kireç katmanlı kabukta sıkışmaya başlar ve bedensel bir stres altına girmeye başlarlarmış.   Bu stres iyice yoğunlaşınca korunaklı bir kayanın altına girer ve o kabuktan sıyrılarak azıcık rahatlar ancak yumuşak bedenleri nedeni ile yırtıcılara yem olmamak için yeni kabuklarının oluşmasını tamamlamadan o kayanın altından çıkmazlarmış.

 

Istakozun yaşamı boyunca bu bedensel strese maruz kalmak olgusu yinelenir ve ıstakoz stresten kurtulmak için birkaç kez daha bu kabuk değiştirme işlemini güvenilir bir kayanın altına sığınarak tamamlarmış.

 

Bu yazıyı okuyunca, aslında stres denen kavramın hepimizin gelişmesinde ve erdemli olarak büyüyebilmek konusunda biz insanlara da katkı sağlayabileceğine inanmaya başladım.  Neyse ki, denizlerin içince ıstakozların stresini azaltmak veya yok etmek için başvuracakları ruh doktorları yoktu, aksi halde kendilerine verilecek antidepresan ilaçlarla kısmen rahatlar ve stres sonucu kabuk değiştirerek gelişmek ve büyümek fırsatını bulamazlardı!”

 

***

 

Yaşlı düşünürün bu yorumunu okuyunca, günümüzün siyasal, sosyal ve ekonomik koşullarının bizde yarattığı stresi düşündüm bende.    Ülkemizde siyasal baskılar, demokratik taleplerimizin ertelenmesi ve ekonomik koşullarımızın yetersizliği nedeni ile milletçe stres altındayız.   Umarım bu stres yumağının sancıları ile kafaca gelişir ve hedeflerimizi büyüterek yeniden ‘laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti’ olabilmek üzere ivme kazanırız, böylece sıkça tekrarlanan 2019 takviminden şifa bularak çıkarız, diye düşünmeden edemedim!

 

                                                                                              Erdal Akalın (24.12.2017)

 


Rogg & Nok Haber Servisi:- Rogg & Nok Bağımsı Özgür Fikir, Düşünce yazar Grubu

E-Posta ile gönderilen veya direk Web sitesine yayınlanması için gönderilen yazıların fotoğraf gibi tüm demokratik protesto, bilgi, haber, yorum ve sosyal/siyasal içerikli paylaşımlar TC Anayasasının;
MADDE 25: "Düşünce ve Kanaat Hürriyeti";
MADDE 26: "Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti"
kapsamında Web sitemizde yapılmıştır.
Kişisel veya kurumsal Demokratik düşünce ve kanaatlerimiz engellenmesi ve/veya şiddet/baskı altına alınması, bu nedenle
"Yazar olan biz Hakkımızdaki veya kullanıcıların kullandıkları web sitesindeki yayınlanan haberler dolayısı ile olası her türlü anti-demokratik yasal girişimi",
TC Anayasası, AİHM ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kapsamında, her türlü yasal haklarımız saklı kalmak üzere, peşinen reddederiz…

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Güvenlik Kodu: Guvenlik
Yorum
Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Rogg&Nok Haber- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Rogg&Nok Haber Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin roggnok@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir