22 Kasım 2017 Çarşamba 10:31:03
» İSYANIN YALNIZLIĞA

İSYANIN YALNIZLIĞA - ÖZDEN İLHAN

Paylas
İSYANIN YALNIZLIĞA
http://halkgonulluleri.com/halk-tv-seti.asp
- 12 Kasım 2017, Pazar 11:07:06
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 

Komşuluk ve akrabalık ilişkileri, hatta aile ilişkileri bile maalesef yavaş yavaş bitmeye yok olmaya başladı. Koşulların zorlaştığı bu zamanda kişi kendine bile bazen ağır geliyor. İnsanlar, apartman kapısında komşularıyla, karşılaştıklarında selam vermek hal hatır sormaya bile zaman ayırmıyorlar.  Aynı apartmanda oturmalarına rağmen ismini bilmediğimiz çok sayıda komşularımız var.

 Dilimizdeki “Komşu komşunun külüne muhtaçtır”, “deyimi, sık kullanırız. Komşuluk ilişkilerinin anlamını ifade etmesini göstermek bakımından bu deyimimiz çok önemlidir.

 

Dünya tatlısı, yaşlı bir hanım, yıllarını eğitime gönül vermiş, kat komşum.

Apartman kapısında rastladığım zaman elindeki torbasını kızım ve ben kapısının önüne getirirken veya kapı önünde karşılaştığımız zaman kendisiyle, kısa sohbetlerimiz oluyordu.

Bu sohbetlerin konusu genelde evimizin köpeğim sofi hakkında olurdu.

 Her seferinde benle, köpeğim sofi hakkında sohbet eder, ona sevgisini ifade ederdi.

 

Akşamüstüydü.  Evimizin dışında sesler duydum. Kulak kabarttığında uğultuların arasından, telaşlı insan seslerinin geldiğini fark ettim.

Kapıyı açtım. Hoca hanim, kapısının önünde boylu boyunca yatıyordu.

Komşulardan bazıları acil servise haber vermiş, ambulans bekliyordu. İçimde derin bir kaygının her saniye yükseldiğini, boğazına bir şeylerin düğümlendiğini hissettim.

 Kendini sakinleştirmeye çalıştım, Elini tuttum. Nabzını almaya çalıştım. Öldüğünü farkındaydım ama: “Hayır, hayır, hayır! Her şeyin fazlasıyla gerçek gibi göründüğüne bakma! Sakin olmalısın “diye kendime, hala yaşadığına dair, telkin veriyordum.

Komşularımla birlikte gelen doktorların kalp mesajı yapmalarını izledim.

Hayata döndürmeye çalıştılar, onlar sadece vazifeleri yapıyorlardı. Onun geri gelmeyeceğinin bilinci içindeydim.

Bu bana acı veriyordu. Onların ağzında çıkacak sözcüğü sessizce komşularımızla birbirimizin yüzüne bakarak bekledik.

 Başınız sağ olsun.

İşte bir hayat…

İşte bir emekçi, bir komşu daha kaybetmiştik…

Yukarıdaki komşularımızdan beyefendi ağlayarak “güzel kadın güle güle git ”diyerek hocamın anlına sevgi dolu bir öpücük konduran son kişi oldu...

Herkes birbirine soruyordu “hocanım yakının kimdir?” Tanıyan var mı? Hiç birimiz bilgi sahibi değildik.

 Evinin her tarafını aradık. Rehber yoktu. Çantasından çıkan birkaç kartvizitin üstünde yazan 4-5 telefon numarası vardı.  Hemen bu numaraları aradım.

Onlarda, kendi yaşlarında birkaç arkadaşı ve iki öğrencisi, çıktı

Hiç kimsesi yoktu…

Çankaya belediyesine haber verildi. Eğer mezar parası ödenmezse kimsesizlerin mezarlığına gömüleceğini ifade ettiler. Komşumuzun biri olmaz  :”apartmandan kimsenin kimsesizler mezarlığında yatmasına izin veremeyiz.” Öyle değil mi? dedi. Hemen atladım. Evet haklısınız. Komşuluk görevi bize düşüyordu. Yöneticimizi aradım. Tüm komşularımızın rızası ile üstümüze ne düşüyorsa, bize bölüştürmesini ve hemen yarın için yapılması gerekenlerin yapılmasını rica ettim.

Hocanızı gözyaşları arasında son yolculuğuna hazırlanması için ambulansa bindirdik.

 Polise haber verip, onları beklemeye başladık. Polis ifade almak istiyordu. Komşuların hiçbir bilgisi yoktu. Kapıcının eşi, imdadımıza yetişti.

 Kapıcının eşini ara sıra temizliğe alıyormuş.  Gazi Üniversitesinde öğretmenlik yapmış,  hiç evlenmemiş. Babası annesini çok hırpalamış ve boşanmışlar. Babası tekrar evlenmiş, ondan üvey kardeşleri varmış. Hiç tanımamış ve tanımakta istememiş. En son gördüğünde kalbinden rahatsız olduğunu ifade etmiş ve artık evini Mehmetçik Vakfına bağışlama düşündüğü söylemiş.

Polisler, ifade tutanaklarını yazdılar. Bizler de rahmetlinin evini, polise teslim edip, evimize çekildik.

Kaç saat geçmişti, farkımda bile değildim.

Birden ağlamaya başladım.

Travmatik  bir olay, günlük olağan olayların dışında olan ve kişiyi derinden rahatsız eden bir olay yaşamıştım.  Bezen de üzüntümüz o kadar derinleşiyor ki ‘hüzün gözyaşları’ yanaklarımızdan süzülüyor. 

Ağlamak, hocamın yalnızlığına isyan etmek, yetmedi. Telefona sarılıp, İçinde doğan üzüntüyü sevdiğim biriyle paylaşmak istedim. Telefonun ucunda olması beni rahatlattı.

 Güneşin ilk ışıkları günü aydınlattığında, uykuya ancak dalabildim.

Birkaç kişiyle birlikte, şakır şakır yağan yağmur altında 'Gökler bile sana ağlıyor' diyerek yolcu ettiğimiz, güzel kadın; “Güle güle”  İçimde suskun bir isyan oluşturdun. Kelimelerim dile gelmiyordu. Boğazımda düğümleniyordu.

 İnsanlar nerede olursa olsunlar, ne kadar kaçarsa kaçsınlar çaresiz herkese ölüm gelecek ve bizleri bulacaktır ama yalnızlık Allah’a mahsus, bize değildi ki…

Komşuluğun,  mutluluk ve sevincin paylaşılmasında, sıkıntı ve kederin göğüslenmesinde ayrı bir öneme sahip olduğunu bir kez daha fark ettim.

Gittikçe yalnızlaşmaya başladık. Her şeye sahip olma duygusu bencilliği, bencillik ise yalnızlığı hayatlarımıza getirdi.

“Sevgi insanı birliğe, bencillik de yalnızlığa götürür”. Schiller, dediği gibi, gittikçe bencilleşen, bencilleştikçe bireyleşen insanlar haline geldik.

İçinde yaşadığımız modern dünya ve çağdaş yaşam tarzı, her ne kadar komşuluk ilişkilerindeki eski canlılığın kaybetmiş bile olsa, komşuluk ilişkilerine eski canlılığını yeniden kazandırmak bize elimizde, öyle değil mi? Peki, hala ne bekliyoruz? 


E-Posta ile gönderilen veya direk Web sitesine yayınlanması için gönderilen yazıların fotoğraf gibi tüm demokratik protesto, bilgi, haber, yorum ve sosyal/siyasal içerikli paylaşımlar TC Anayasasının;
MADDE 25: "Düşünce ve Kanaat Hürriyeti";
MADDE 26: "Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti"
kapsamında Web sitemizde yapılmıştır.
Kişisel veya kurumsal Demokratik düşünce ve kanaatlerimiz engellenmesi ve/veya şiddet/baskı altına alınması, bu nedenle
"Yazar olan biz Hakkımızdaki veya kullanıcıların kullandıkları web sitesindeki yayınlanan haberler dolayısı ile olası her türlü anti-demokratik yasal girişimi",
TC Anayasası, AİHM ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kapsamında, her türlü yasal haklarımız saklı kalmak üzere, peşinen reddederiz…

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Güvenlik Kodu: Guvenlik
Yorum
Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Rogg&Nok Haber- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Rogg&Nok Haber Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin roggnok@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir