11 Aralık 2017 Pazartesi 14:23:42
» Bedrettin KELEŞTİMUR: DÜNDEN BUGÜNE DEĞİŞİM

Bedrettin KELEŞTİMUR: DÜNDEN BUGÜNE DEĞİŞİM

...
Paylas
http://www.bagimsizozgurmedya.com
Bedrettin KELEŞTİMUR: DÜNDEN BUGÜNE DEĞİŞİM
http://halkgonulluleri.com/halk-tv-seti.asp
Türkiye - 07 Aralık 2017, Perşembe 12:49:17
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

...

Sıklıkla bahsederiz,  ne 1970’lerin ve ne de 1980’lerin şehri, Elazığ’ı değiliz!

 

Bu ifade; dünden bugünlere “değişimin…” ta kendisinin tanımıdır.

 

İsterseniz çok uzaklara değil, bundan 40-50 yıl öncesinne gidelim…

 

O yılların Elazığ’ını sadece ifadelerle tanımlamaya çalışalım

 

Önce,  “söz, sohbet, muhabbet…” vardı!

 

Önce,   “mahalle bakkalı…” vardı!

 

Önce,   “hatır, gönül…” vardı!

 

Önce,  “kapısını çaldığımız komşular…” vardı!

 

Önce,  “top koşturduğumuz sokaklar…” vardı!

 

Önce,  “âşık, bilya, ceviz, çelik- çomak, dama…” oynama zevkimiz vardı!

 

Önce,  “evler sokağa…” değil; “avluya…” açılırdı!

 

O avlularda, “kuçuk havuzlar…”

 

Ve dahası,  “sohbet mecalimiz…” vardı!

 

Önce, o uzun kış gecelerinde; “komşu veya akraba…” gezileri vardı!

 

O gezilerde ev sahiplerinin ikramları, “doğal gıda ürünleri…” olurdu.

 

(Dut, pestil, leblebi, orcik, kış üzümü, meyve kakları…”

 

Önce, “daktilo…” vardı!

 

Önce,  “tebeşir…” vardı!

 

Önce,  “kar veya yağmur altında…”

 

Kilometrelerce yola gidecek zevkimiz ve enerjimiz vardı!

 

Önce,  “paylaşma…” “üleşme…”  ve de, “imece…” vardı!

 

Önce,  “zorluklara…”  “sıkıntılara…” karşı sabrımız ve direncimiz vardı!

 

Her şehrin olduğu gibi Elazığ İlimizinde gayet canlı ve dipdiri,

 

“Gazi Caddesi…” vardı. O caddede, “yüzler birbirine aşina…” idi.

 

Önce,  “şehrin merkezinde…” sinemalar vardı!

 

O sinemaların müşterileri arasında,  “ailelerde…” sıklıkla olurdu!

 

Önce,  “tiyatro zevki…” vardı. Salonlar dopdoluydu.

 

Önce,  “kürsübaşı sohbetleri…” vardı!

 

Önce, kapıları “sürekli açık…” Elazığ Musiki Konservatuarı vardı!

 

Orası bir, ‘halk okuluydu…’

 

Önce,  “dostluklar…” “ahde vefa…” “fedakârlık…” vardı.

 

Önce,  bu şehirle bütünleşen; “Elazığspor…”

 

Ve sporseverlerin herbirine belli lakaplar taktığı, ‘canlar…’ vardı.

 

Önce, “deliler…” vardı. Şehirde onlar, “birer mücevher kutusu…” gibi anılırlardı.

 

Önce, “takatuka dizgilerle…” bildiğimiz matbaalar vardı.

 

Önce,  “tebessüm eden bir şehir…”

 

O şehrin büyük idealleri vardı.

 

Bir Sekratlı Ali Bey çıkacaklar; kendi konaklarında;

 

“musikimizin ve edebiyatımızın…” ustalarını yetiştirecekler!

 

Gazateler, “edebi mahfiller…” olarak düşünülürdü!

 

“Cemil Meriçleri ve Ahmet Kabaklıları…” yetiştiren okullar!

 

***                             ***

 

Göçler geldi,  “derin dalgalar…” misali

 

Kırsal kesimlerden şehirlere aktılar insanlar…

 

Şehirde, “dertleriyle birlikte…” soluklandılar!

 

O dertlerin başında, “çarpık şehirleşme…” ve gayrisi

 

1980’lerden sonra ve hele son 15 yıl içerisinde;

 

“nitelikli göçler…” vermeye başladık!

 

Bir yıl içerisinde,  “15- 17 bin insanın göçünü…” yaşadık

 

Şehrin/veya şehirlerin “demografik yapıları…” değişmeye başladı!

 

Daha güçlü şehir için, “daha güçlü tanıtım…” programları!

 

Katma değeri ve dönüşümü olan, “daha güçlü projeler…”

 

Elazığ doğumlularının;  “850 binlerde…” olduğunu düşünürsek,

 

Bu nüfusun,  “570 binleri…” Elazığ’da yaşıyor!

 

Burada artık bizler, “şehir kimliğini…” yaşatacağız.

 

Dalgalar misali üzerimize yüklenen neler oldu ki?

 

Başı, “akıllı…” ile biten; telefonudur, tahtasıdır, evidir!

 

Teknoloji neredeyse,  “düşünce melekemizi…” bile aldı!

 

***                             ***

 

Bir şiirimizde, “göçü…” şöyle dillendiririz;

 

Göç etti bu şehrin harsı, yıllar boyu

 

Güç gitti derman kalmadı, renkler koyu

 

Bir ah çekti, bin vah işitti derinden

 

Taşlar oynadı birer birer yerinden

 

Viran olan beldeye baykuşlar konmuş

 

Yüreğimin ışığı şamdanlar sönmüş.”

 

***                             ***

 

Bir, “gurbet…” şiirinde şöyle sesleniyoruz;

 

“Bugün burdayım,  yarın yâd ellerde

 

Gurbeti sevdim, gariplere bakar

 

Garip sözler, ünlenir dillerde

 

Gurbet içimde, feryadı akar…”

 

***                 ***

 

STK’larımız vardır, her biri irfan okulu diyebileceğimiz

 

Onlar için bir şiirimizde ne diyoruz;

 

“Tutuşturur tüm cihanı alevim!

 

Gala'dan Gala'ya köprü kurmuşum

 

Her iki Gala, yüreğim, can evim

 

Vatan sevgisi imanım demişim

 

Tutuşturur tüm cihanı alevim!”

 

***                  ***

 

Ve buradan bütün gönüllere seslsniyoruz,

 

Bizlere kulak veriniz, iyi dinleyiniz;

 

“Ah, gönül çeşmeleri kurumasın

 

Orada vuslat şarkılarımız var

 

Ah, sevdasız adımlar yürümesin

 

Orada hicap dolu sedamız var

 

Yürekten seslenir, sevdanın dili

 

O dille bezenir, gönül okulu

 

Orada kutlu dilekler, dualı

 

Dualarda arınmış edamız var”

 

***                  ***

 

İnancımız ne diyor,  “önce komşu al…”

 

Kırsal kesimler, şehirler taşınıyor;

 

Komşu seçmeye/ veya özenmeye artık ‘şansımız…’ yok!

 

Eski sohbetler de, “Kürsübaşı…” macerası da artık yok gibi!

 

Artık, “hanlar ve hamamlar da…”

 

Veya  “kervansaraylar da…” yoklar arasında!

 

O güzelim, “el sanatları da…” birer birer tarihe karışıyor!

 

Zevk ve estetik anlayışımız da hızla değişiyor!

 

Sadece o kadar mı?

 

Gazi Caddesinde,  “tabelalar…” neredeyse her biri yabancı markalar!

 

Galiba,  “ona da…” alıştık/ veya ister istemez alışacağız!

 

Tekrar soruyorum; “değişimin ne kadar farkındayız!”

 

 


Rogg & Nok Haber Servisi:- Rogg & Nok Bağımsı Özgür Fikir, Düşünce yazar Grubu

E-Posta ile gönderilen veya direk Web sitesine yayınlanması için gönderilen yazıların fotoğraf gibi tüm demokratik protesto, bilgi, haber, yorum ve sosyal/siyasal içerikli paylaşımlar TC Anayasasının;
MADDE 25: "Düşünce ve Kanaat Hürriyeti";
MADDE 26: "Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti"
kapsamında Web sitemizde yapılmıştır.
Kişisel veya kurumsal Demokratik düşünce ve kanaatlerimiz engellenmesi ve/veya şiddet/baskı altına alınması, bu nedenle
"Yazar olan biz Hakkımızdaki veya kullanıcıların kullandıkları web sitesindeki yayınlanan haberler dolayısı ile olası her türlü anti-demokratik yasal girişimi",
TC Anayasası, AİHM ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kapsamında, her türlü yasal haklarımız saklı kalmak üzere, peşinen reddederiz…

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Güvenlik Kodu: Guvenlik
Yorum
Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Rogg&Nok Haber- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Rogg&Nok Haber Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin roggnok@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir