10 Aralık 2019 Salı 20:11:50
» GÖZ PINARLARIMDAN SÜZÜLEN YAŞLAR

GÖZ PINARLARIMDAN SÜZÜLEN YAŞLAR - Zeki Sarıhan

Paylas
GÖZ PINARLARIMDAN SÜZÜLEN YAŞLAR
- 19 Kasım 2019, Salı 11:20:11
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

19 Kasım 2019   

Höt!" denilince bir günlük uzağa kaçmak gerekmez. Günümüzde de her türlü görüş açıklamaktan çekinen, iktidarın bu nedenle kendilerine zarar vereceğinden korkan milyonlarca insan var.

  

İlk sayısı Ocak 1980'de yayımlanan Öğretmen Dünyası dergisi dört yaşından ay alıyordu. Tarih 2 Temmuz 1983 Cumartesi günü idi. Derginin Yazı Kurulu üyeleri her cumartesi sabahı Ankara'daki Tuna Caddesindeki Tuna Han'ın dördüncü katındaki altı metrekarelik büroda toplanmış, o günkü gündemimizi görüşüyorduk. Gündemlerimizde bir haftalık gelişmeleri duyurup yorumlamak, derginin o ay çıkan sayısını eleştirmek, dergiye gönderilen yazılar içinden yayımlanacak olanları seçmek, gelecek sayılar için yazı konularını belirlemek gibi konular olurdu.

 

Yazı kurulunda boş üyelik varsa buna adaylar gösterip içlerinden birini seçmek gibi ayrılmak isteyenler hakkında karar vermek de gündem konusu yapılırdı.

 

12 Eylül karabasanının üzerinden yaklaşık üç yıl geçmiş olmakla birlikte aydınlar üzerindeki devlet terörü devam ediyordu. İki buçuk ay önce derginin iki mensubu olan kardeşim Ayhan'la 1402 Sayılı yasaya dayanılarak çok sevdiğimiz ve zevkle yaptığımız öğretmenliğimize son verilmişti. Bu karar yalnız bizi cezalandırmakla kalmıyor, benzer özellikleri taşıyan öğretmen ve memurlara gözdağı verme amacını da taşıyordu.

 

O tarihte Yazı Kurulu sekiz kişiydik. Kurul içinden Ayhan Sarıhan derginin sahipliğini, Satı Erişen de sorumlu müdürlüğünü üstlenmişti.

 

AİLE FACİASINA SEBEP OLMAMAK İÇİN

 

Toplantıda, yazı kurulu üyesi olan bir arkadaşımız bu görevden istifa etmek zorunda olduğunu söyledi. Nedenini eşinin baskısı olarak açıkladı. Oğlu yakında askerden gelecekmiş, resmi kurumlarda iş arayacakmış, Babası Öğretmen Dünyası Yazı Kurulunda diye iş vermeyebilirlermiş. Arkadaşımız, eşini ikna edememiş. İleride oğlunu işe alamazlarsa eşinin suçlamalarından kurtulmak için istifa etmek zorunda kalıyormuş!

 

Bu gerekçenin yanlış olduğunu anlattık. Ama arkadaşımızın huzur içinde olabilmesi için istifasını oy birliği ile kabul ettik... O, nesli tükenmekte olan öğretmenlerden biriydi. Ciddi, işine son derece bağlı, çok dürüst ve temiz bir arkadaşımızdı.

 

"Dergimizden bir cenaze çıkmış kadar üzgünüm" dedim. Gözpınarlarımdan süzülen yaşları arkadaşlardan gizlemeye çalıştım.

 

Bütün canlılar gibi insanlar da kendilerini tehlikelerden korumak için refleks gösterirler. Özellikle yuvayı ayakta tutmak isteyen anneler, bu konuda daha duyarlıdırlar. Burada ayırıp seçilmesi gereken şey, neyin tehlikeli neyin tehlikesiz olduğunu anlamaktır. Böyle karışık dönemlerde pek çok kadın eşlerinin ve çocuklarının eteklerinden tutup geriye çekmiş, bu durum boşanmalara bile yol açmıştır. Gizli kalmış aile tarihleri bunun örnekleriyle doludur.

 

Bir yıl sonra tehlike geçmiş olmalıydı ki arkadaşımız Yazı Kurulu üyeliğine yeniden aday oldu. Fakat ona karşı gönlü yaralı olan kurul, bu isteği reddetti! Gene de daha sonraki yıllarda bazı çalışmalarda birlikte olduk.

 

KİMSEYİ RAZI EDEMEYİNCE...

 

Derginin sahipliği ve yazıişleri müdürlüğü boşaldığı zamanlarda yeni bir sahip ve yazıişleri müdürdü bulmak için az uğraşmadık. Bunu yapabileceğine inandığımız aydınların listesini önümüze alıyor, listedeki adlara bu görevleri öneriyorduk. İçlerinde yazı hayatı olan, Köy Enstitü mezunu yazarlar ve eski örgütçüler de vardı. Özellikle yazıişlerine adam bulmak mümkün olamıyordu. Her biri bir mazeret ileri sürüyordu!

 

Bu durum 1988'e kadar sürdü. O yıl, başka bir çözüm bulamadığımız için derginin hem sahipliğini, hem yazıişleri müdürlüğünü üstlendim! 1982'de yazıişleri müdürlüğüm iki ay sürebilmişti. Ankara Emniyet Müdürlüğü, eğer bu görevi bırakmazsam beni Ankara'dan sürdüreceğini söyleyince görevi devretmek zorunda kalmıştım.

 

Basın Yasası, öğretmenlerin meslek dergilerinde sahip ve yazıişleri müdürü olabileceği hükmünü- taşıyordu ama Türkiye bir kanun devleti değil, polis devletiydi.

 

1988'de bu görevleri üstlenince, Millî Eğitim Bakanı Hasan Celal Güzel'e bir mektup yazarak durumu anlattım. Bunun anlamı "Başıma bir iş gelirse sizden bilirim" demekti.

Ertesi hafta çalıştığım okula sivil bir memur gerek çalıştığım okulda ayaküstü bir soruşturma yapıp gitmiş. Daha sonraki aylarda Bakanla makamında görüştük. Dergimizin kuruluş yıldönümü kokteyline de geldi.

 

Türkiye yavaş yavaş liberalizme açılıyordu. Avni Akyol'un bakanlığı döneminde bir sürgün yaşadım ama bu ondan habersiz yapılmıştı ve dokuz ay sürgün yerinde çalıştıktan sonra mahkeme kararıyla eski okuma döndüm.

 

KORKUNUN SINIRINI ANLAMAK...

 

Keyfi idarelerin, düşünceye tahammülsüzlüğün Türkiye'ye maliyeti büyük oldu. Eğitim hayatı da bundan fazlasıyla payını aldı. 40 yıllık Öğretmen Dünyası bunun sayısız örnekleriyle doludur.

 

Fakat burada aydınlar için asıl sorun, korkunun sınırını belirleyememektir. "Höt!" denilince bir günlük uzağa kaçmak gerekmezdi. Günümüzde de her türlü görüş açıklamaktan çekinen, iktidarın bu nedenle kendilerine zarar vereceğinden korkan milyonlarca insan var.

 

Günlük güneşlik havalarda kılavuzluk yapmak kolaydır. Asıl zor olan ortalığı sislerin kapladığı ortamlarda yola çıkmış kafilenin başında gidebilmektir... 

Zeki Sarıhan


E-Posta ile gönderilen veya direk Web sitesine yayınlanması için gönderilen yazıların fotoğraf gibi tüm demokratik protesto, bilgi, haber, yorum ve sosyal/siyasal içerikli paylaşımlar TC Anayasasının;
MADDE 25: "Düşünce ve Kanaat Hürriyeti";
MADDE 26: "Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti"
kapsamında Web sitemizde yapılmıştır.
Kişisel veya kurumsal Demokratik düşünce ve kanaatlerimiz engellenmesi ve/veya şiddet/baskı altına alınması, bu nedenle
"Yazar olan biz Hakkımızdaki veya kullanıcıların kullandıkları web sitesindeki yayınlanan haberler dolayısı ile olası her türlü anti-demokratik yasal girişimi",
TC Anayasası, AİHM ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kapsamında, her türlü yasal haklarımız saklı kalmak üzere, peşinen reddederiz…

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Güvenlik Kodu: Guvenlik
Yorum
Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Rogg&Nok Haber- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Rogg&Nok Haber Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin roggnok@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir