22 Haziran 2018 Cuma 17:46:24
» Özgökçe: Kanser bu ülke insanına bir kader gibi dayatılacak 

Özgökçe: Kanser bu ülke insanına bir kader gibi dayatılacak 

Özgökçe: Kanser bu ülke insanına bir kader gibi dayatılacak 
Paylas
Özgökçe: Kanser bu ülke insanına bir kader gibi dayatılacak 
http://www.bagimsizozgurmedya.com
Güncel - 18 Nisan 2018, Çarşamba 08:43:00
12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Özgökçe: Kanser bu ülke insanına bir kader gibi dayatılacak 

HDP Van Milletvekili Bedia Özgökçe, Meclis Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada Ergene Havzası ve Dilovası ilçesindeki kanser riskine ve buna neden olan hükümet politikalarına değindi. Özgökçe, şöyle konuştu: 
 
Bu tasarıda olduğu gibi, insan eliyle doğaya bu denli müdahalelerde bulunduğumuzda bunun zararını elbette ki öncelikle ekosistem ve ekosistemle birlikte bütün insanlık, bütün insanlar ve yurttaşlar elbette ve hatta daha doğmamış bebekler dahi görüyor. Çevreyi, orman varlıklarımızı, akarsularımızı olabildiğince kirletiyoruz ve gün geçtikçe yok ediyoruz.
 
İşte, en yakıcı örnekler Dilovası ilçesi ve Ergene Nehri havzasıyla karşımızda duruyor. Dilovası'nda kansere yakalanmamak neredeyse imkânsızdır bugün. Şu an tutsak olan Sayın Onur Hamzaoğlu -kendisini buradan saygıyla selamlıyorum- yıllar önce Dilovası'ndaki çevre kirliliğini ve kansere neden olan zararlı maddeleri bilimsel ilkeler ışığında kanıtlamış ve önlem alınmasını önermişti ancak yetkililer bu çerçevede gerekli politikaları geliştirmek yerine Onur Hoca'ya davalar açmışlardı. O zaman şu soruları sormak lazım: Aradan geçen, o günden bugüne geçen süre içerisinde artık Dilovası'nda endüstriyel kirlilik yok mudur? Ya da olması gerekenin 3,5 katı kirlilik yaratan ve kanserin artışına yol açan maddeler oradaki havadan arındırıldı mı? Ya da artık yalnız annelerin sütünde değil, o annelerin karnında taşıdığı bebeklerde bu zararlı kirleticilere rastlanmıyor mu? Buna yol açan sanayi tesislerini kuranlar, onlara izin veren yerel yöneticiler ve genel idareciler hesap verdi mi? Tüm bu soruların yanıtı koca bir "hayır"dır. 
 
Kansere mahkum edilen Dilovası AKP'nin kontrolsüz sanayileşme politikasının bir sonucu
 
Gerçek olan, bilimi kendine ilke edinmiş bir insanın mesnetsiz iddialarla hapsedildiği, bebeklerin astım hastası olarak doğduğu, çocuk yaşta tümör ve kanser bulgularının arttığı, Sağlık Bakanlığının ise bu konuya dair yaptığı çalışmanın sonuçlarını dahi açıklamaya cesaretinin olmadığıdır. Kansere mahkum edilen Dilovası AKP'nin kontrolsüz sanayileşme politikasının bir sonucu halindedir ve adı artık kanserle anılır hale gelmiştir. Nitekim kansere yakalanma oranının yüzde 35'lere ulaşması yeni bir vaka da değildir. Girin Meclis kayıtlarına, Dilovası'nda kanser vakalarının görünmesi nedeniyle 2006 yılında bir Meclis araştırması komisyonu kurulmuş ve bir dizi karar alınmış. Bu kararlarda, bölgede sanayinin getirdiği çevre kirliliğinin, kanser vakalarının artık artmaması adına öneriler yer almış. En başta, bölgenin artık sanayiye doyduğu, yeni sanayi yapılaşmasına izin verilmemesi gerektiği ve mevcutlarda da gerekli önlemlerin alınması şeklinde. Ancak bunların hiçbir tanesi yapılmadı ve açıkça Anayasa'ya aykırı davranıldı, açıkça suç işlendi geçen süre boyunca ve işlenmeye devam ediliyor. Çünkü Anayasa'nın 56'ncı maddesi "Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir" ifadesiyle gayet açık bir tanım koymuştur ve bu konuda yol göstericidir. Ancak bizler Dilovası halkını ne yazık ki bu haktan mahrum ediyoruz.
 
Doğmamış bebeklerin dahi astım hastası olmasının müsebbibi kurumlara ceza yok
 
Dilovası halkı kadar kansere mahkum edilen bir diğer yer de Ergene Nehri havzasıdır. Tekirdağ, Kırklareli ve Edirne'ye yani Trakya'ya can damarı olması gereken Ergene havzası, maalesef, havzada kurulu bulunan yaklaşık 2 bin sanayi tesisinin ürettiği atıklar nedeniyle bölge halkına kanser taşıyor. Trakya'nın verimli tarım arazileri nehrin kirli sularıyla sulanmakta, bölgenin Türkiye genelinde kanserin en sık görüldüğü yer olmasına neden olmaktadır. Hükümet, bu iki bölgede, kirliliğe, ölüme yol açan, doğmamış bebeklerin dahi astım hastası olmasının müsebbibi olan kurumlara caydırıcı cezalar vermek, halk sağlığını koruyacak politikalar geliştirmek yerine, sorunu tespit eden vicdanlı insanları hapsediyor, sürgün ediyor ya da görevden alıyor.
 
Gerçekleri dile getirenler görevden alındı
 
Dilovası'nda Onur Hoca örneği varken Ergene havzasında Doktor Dilek Tucer örneği var. Doktor Dilek Tucer 2014 yılında "Ergene Nehri'nin getirmiş olduğu kirlilik nedeniyle, bu suların tarım alanlarında kullanılması, prekanserojen madde içermesi nedeniyle, organik kimyasal madde içermesi nedeniyle besinlere geçebilir ve bunlara bağlı kanser vakaları artar, artmaktadır" demişti. Nitekim veriler de bu iddiayı zaten destekliyor. Ancak Edirne Valisi bu açıklamaya karşılık Doktor Dilek Tucer'i apar topar görevinden aldı. Kamu görevlileri, yetkililer "Bölgede yetişen ve tüm Türkiye'nin yediği pirinçlerde kanser riski var" diyen bir doktorun açıklamasını araştırmak yerine gerçekleri gizlemeyi, örtbas etmeyi ve bu ülkenin insanlarının göz göre göre kanser olmasını tercih ediyor.
 
Kanser bu ülke insanına bir kader gibi dayatılacak 
 
Dilovası ve Ergene'de sanayi kuruluşları eliyle karşı karşıya kalınan durum artık bir çevre sorunu olmaktan çıkmıştır. Bu bölgelerde açıkça çevre felaketi yaşanıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı harekete geçmedikçe, Dilovası ve Ergene'yi kirleten sanayi tesisleri en ağır bedelleri ödemedikleri sürece, sorumlulara göz yumulduğu sürece yakın zamanda bu bölgeleri kurtarmak artık mümkün olmayacaktır. Maalesef bu politikalar devam ettiği sürece de Türkiye'nin her yerinde yeni Ergeneler oluşacak, yeni Dilovaları oluşacak, kanser bu ülke insanına bir kader gibi dayatılacaktır. 

Ali Haydar Çelebi
E-Posta ile gönderilen veya direk Web sitesine yayınlanması için gönderilen yazıların fotoğraf gibi tüm demokratik protesto, bilgi, haber, yorum ve sosyal/siyasal içerikli paylaşımlar TC Anayasasının;
MADDE 25: "Düşünce ve Kanaat Hürriyeti";
MADDE 26: "Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti"
kapsamında Web sitemizde yapılmıştır.
Kişisel veya kurumsal Demokratik düşünce ve kanaatlerimiz engellenmesi ve/veya şiddet/baskı altına alınması, bu nedenle
"Yazar olan biz Hakkımızdaki veya kullanıcıların kullandıkları web sitesindeki yayınlanan haberler dolayısı ile olası her türlü anti-demokratik yasal girişimi",
TC Anayasası, AİHM ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi kapsamında, her türlü yasal haklarımız saklı kalmak üzere, peşinen reddederiz…

OKUYUCU YORUMLARI

UYARI:Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.(Yorum Yapanın Taahütü)Yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
Ad Soyad
E-Posta
Güvenlik Kodu: Guvenlik
Yorum
Copyright ©2010 - Tüm hakları saklıdır.
PHP Haber Sitesi Türkiye Tasarım
Rogg&Nok Haber- Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Ve kaynak gösterilmeden Alıntı Yapılamaz. Yayınlanan Tüm Haber Ve Açıklamalar İlk Kaynaktan Ulaştırılan Açıklamalardır. Sitemiz Bu Açıklamalara Ekleme Veya Müdahelede Bulunmadan Yayınlar. Yorum,Makale, Sizden Gelenler Bölümündeki Yazılardan Yazanlar Sorumludur. Harici Bilgiler Ayrı Bir Sayfada Açılır. Rogg&Nok Haber Bu Linkler Ve İçeriklerinden Sorumlu Değildir.Her Türlü Haber Ve İletişim İçin roggnok@gmail.com Adresini kullanabilirsiniz. Sitemizden Daha İyi Yararlanabilmek için Gizlilik İlekeleri Ve Yayın Prensiplerimzi Okuyunuz. En İyi İnt Exp 8+ 1024x768 Görüntülenir